ESDER: BACIYAN-I RUM RUHUNU YAŞATMALIYIZ
ESDER sosyal ve kültürel etkinliklerine ara vermeksizin devam ediyor. Yunus Emre Enstitüsü’nde panel, ardından Ulus Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde ise şed kuşanma ekibinin geleneksel şed kuşanma gösterisi izleyenlerin beğenisine sunuldu. ESDER’in yürüttüğü, İçişleri Bakanlığı Dernekler Dairesi tarafından finanse edilen “Ahilik Kültürü ve Girişimcilik Eğitimi” projesi kapsamında bir dizi etkinlik gerçekleştirildi. Bacıyan-ı Rum(Anadolu Bacıları) isimli panelde dünden bugüne Osmanlı Coğrafyasında Anadolu Kadınının yurt savunmasındaki rolü masaya yatırıldı. Etkinliğin ilk ayağı Yunus Emre Enstitüsü konferans salonunda bu konuya ilgi duyan genci yaşlısı geniş katılımın sağlandığı dinleyiciler huzurunda yapıldı. Panelin moderatörlüğünü AK Parti Kadın kolları başkan yardımcısı dış ilişkiler sorumlusu Selva ÇAM yaparken diğer konuşmacıları ise, Saadet Partisi Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Oya Akgönenç, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Sevde BAYAZIT KAÇAR, Araştırmacı-Yazar Saffet ATAK, ESDER Genel Başkanı Mahmut ÇELİKUS ve Yönetim kurulu üyeleri ile Yunus Emre Enstitüsü Başkan yardımcılarından Prof. Dr. Şeref ATEŞ ve Yrd. Doç Dr. Ebubekir CEYLAN oldu. Panelin açılış konuşmasını yapan ev sahibi Prof. Dr. Şeref Ateş, panelin herkes için faydalı geçmesi temennisinde bulunup tüm katılımcılara teşekkür ederek konuşmasına başladı. “Bu Teşkilâtın özellikle İslamlaştır¬ma çalışmalarına aktif olarak katılması ve asker Teşkilatında kilit roller üstlen¬mesiyle, modern anlamda bir ''sivil inisiyatif örgütünün'' belki de en sağlam ör¬neklerinden birini teşkil ediyor” açıklamasında bulundu. ESDER Genel Başkanı Mahmut Çelikus ise panele geçmeden önce katılımcılara bu panelin önemini anlattı, ardından Bacıyan-ı Rum’un tarihinden özetle bahsetti. “Anadolu Bacıları sosyal alanda, yetim ve kimsesiz genç kızları himayeleri altına almış, onların eğitimlerinden evlenip ev bark sahibi olmalarına kadar sorumluluk almışlar,kimsesiz ihtiyar kadınların bakımlarını üstlenmişlerdir. Bacıyan-ı Rum teşkilatı mensupları kültürel ve ahlaki alanda da yardımseverliğin, konukseverliğin, doğruluk ve merhametliliğin gelişmesinde çok önemli rol oynamışlardır. Ahilik örgütünün erkek üyeleri" Eline, beline, diline sahip ol" temel felsefesine sahip iken, Anadolu Bacıları da" Eşine,işine,aşına sahip ol" ilkesini yaşamış ve yaşatmışlardır. Eşine, işine ve aşına sahip çık! Panelistler, Bacıyan-ı Rum teşkilatının özünün Anadolu Bacılarının yurt savunmasında eşlerinin yanında mücadele etmesi ve gerektiğinde kültürde, sanatta, edebiyatta, sosyal ve ekonomik alanda kalkındırıp geliştirmesi için teşkilatlanmış bir yapı olduğuna vurgu yaptı. “Anadolu kadınlar birliği olan Bacıyan-ı Rum kadınlar arasındaki yardımseverliğin, konukseverliğin, doğruluğun ve merhametin gelişmesine katkı sağladığı gibi Türk dilini, Türk kültürünü ve İslam anlayışını kadınlar arasında yaygınlaştırmasını hızlandırmıştır. Ahilik Teşkilatının erkek üyelerinin oluşturduğu eline, beline, diline sahip ol prensibi, yani buradan anladığımız, hırsızlık etme, başkasının namusuna göz dikme ve başkasının hakkında kötü konuşma. Aynı şekilde paralel bir teşkilat olan Bacıyan-ı Rum Teşkilatının hanımlarının ise düstur edindiği konu, Eşine, işine ve aşına dikkat et konusu. Eşine yardım et onu evine bağla, işine ve geçimine dikkat et prensibini vurguluyor.” Bacıyan ruhunu yaşatmalıyız Panelde Bacıyan- Rum kültürünün geçmişten günümüze önemini kaybetmeden geldiğine dikkat çeken panelistler, “Osmanlı Devleti'nin kuruluşunda, Türk unsurla¬rın ne türden fedakarlıklar yaptıkları ve nasıl insanüs¬tü bir gayret sarf ettikleri, bu¬ günden bakılınca daha da netlik kazanıyor. Anadolu'nun yeniden İslamlaşması ve Türkleşmesi için çaba sarf eden pek çok Teşkilâtın içinde biri var ki, bir yönüyle benzerlerinden kesin olarak ayrılıyor; Bacıyan-ı Rum. Fatma Bacı isminde ve Hacı Bektaş-ı Ve¬li hazretlerine yakınlığı ile bilinen tasav¬vuf ehli bir kadının önderliğinde kurulan bu kadın Teşkilâtı, özellikle İslamlaştır¬ma çalışmalarına aktif olarak katılması ve asker Teşkilâtında kilit roller üstlenmesiyle, modem anlamda bir ''sivil inisiyatif örgütünün'' belki de en sağlam ör¬neklerinden birini teşkil ediyor. Bacıyan-¬ı Rum, Anadolu'da faaliyet gösterirken o dönem Avrupa'sının, kadınlarını engizis¬yon mahkemelerinde susturmayı marifet zannetmesi de ayrıca şayan-ı dikkattir” açıklamalarında bulundu. MESLEK LİSESİ ÖĞRENCİLERİNE ESNAF VE SANATKARLIK ANLATILDI Yunus Emre Enstitüsü’ndeki panelin ardından konuklar, Ulus Teknik ve Endüstri Meslek Lisesindeki Ahilik Festivaline geçti. Burada okul öğrencileri ve öğretmenlerinin hazırladığı sanatkarlık ve esnafı temsil eden çeşitli meslekler, maniler eşliğinde tiyatro havasında izleyicilere sunuldu. Buradaki festivale ESDER Genel Başkanı Mahmut Çelikus ve yönetim kurulu üyeleri aileleri, Milli Eğitim Bakanlığı Şube müdürü Ahmet Pala, Yunus Emre Enstitüsü’nden Şeref Ateş ve Ebubekir Ceylan, Okul müdürü Sıdıka Başbuğa ile okuldaki öğretmenler katıldı. ESDER Genel Başkanı Mahmut Çelikus yaptığı konuşmada, festivalde öğrencilere, geçmişten günümüze sanatkarlığın önemi, meslek sahibi olmanın bilgi ve tecrübeden ziyade işini severek yapmaktan ve ahlaklı olmaktan geçtiğini önemle vurguladı. ESDER şed kuşatma ekibinin kalfalıktan ustalığa geçişi temsil eden oyunu özellikle öğrenciler tarafından ilgiyle izlendi. Ardından konuklara Ahi pilavı, ayran, helva, Ahilik nasihati, şeker ikramında bulunuldu. Katkı ve katılımlarından dolayı Okul müdürü Sıdıka Başbuğa ile Durak lolantası sahibi Ömer Durak’a plaket takdim edildi.